BASIN AÇIKLAMASI
İstanbul Barosu mensubu meslektaşımız Av. İrem Çiçek, Yenidoğan Çetesi davası ile ilgili olarak yapmış olduğu sosyal medya paylaşımları sebebiyle “yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” suçlamasıyla Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca terditli olarak öncelikli olarak tutuklama, aksi halde ev hapsi uygulanarak hakkında adli kontrol hükümleri uygulanması talebiyle Sulh Ceza hakimliğine sevk edilmiştir.
Sulh Ceza Hakimliğince tutuklama talebi reddedilmiş, hakkında “ev hapsi” şeklinde adli kontrol hükümleri uygulanmıştır.
Avukatlık Kanunu md 58 gereği mesleki faaliyetleri nedeniyle avukat hakkında soruşturma yapılabilmesi Adalet Bakanlığının iznine tabi olmasına rağmen tüm süreç bu izin alınmadan işletilmiştir.
Yenidoğan Çetesi’nin toplumda yarattığı infial karşısında dosyaya katkı sunmak isteyen, aynı zamanda bir anne olarak mağdurların gönüllü avukatlığını yapmak için 18.11.2024 tarihinde görülecek olan davaya katılma talebi olan meslektaşımızın tüm paylaşımları, AİHS ve Anayasa ile güvence altına alınan ifade özgürlüğü kapsamında kalmasına, açıkça mesleki faaliyet olarak değerlendirilmesine rağmen adeta suç unsuru olarak değerlendirilmiştir.
Av. İrem Çiçek hakkında verilen ev hapsi kararının hukuk devleti ilkelerine, adil yargılanma hakkına ve savunma hakkının özüne aykırı olduğu tartışma götürmemektedir.
Avukatlık mesleğinin ifası, bireylerin adalete erişimini sağlamak ve savunma hakkını korumak amacıyla hayati öneme sahiptir. Bu nedenle, avukatların mesleki faaliyetleri nedeniyle herhangi bir baskıya, engellemeye veya kısıtlamaya tabi tutulmaması da biz Baroların varoluş gayesidir.
Meslektaşımız İrem Çiçek’in ev hapsine alınması kararı, hukukun üstünlüğü ilkesini ve savunma hakkını ihlal eden bir karar olup, yargının bağımsızlığı ve tarafsızlığı ilkesine gölge düşürmektedir. Nitekim “Yenidoğan çetesi” davasında tüm sorumluların ortaya çıkarılması yalnızca hukuki ve mesleki değil aynı zamanda toplumsal ve insani bir görevdir.
Adaletin tarafsız ve şeffaf bir şekilde işlemesi, meslektaşımızın özgürce savunma yapabilmesi için, dosyaya müdahil olup toplumsal görevini ifa edebilmesi adına bu kararın gözden geçirilmesi için tüm yasal mercilere çağrıda bulunuyoruz.
Denizli Barosu olarak, İstanbul Barosu ve meslektaşımız Av. İrem Çiçek’in yanında olduğumuzu açıkça kamuoyuyla paylaşıyor, Türkiye’de yargı bağımsızlığının ve kutsal savunma hakkının korunması adına, bu kararın derhal geri alınmasını ve hukuka uygun bir süreç işletilmesini talep ediyoruz.
Sulh Ceza Hakimliğince tutuklama talebi reddedilmiş, hakkında “ev hapsi” şeklinde adli kontrol hükümleri uygulanmıştır.
Avukatlık Kanunu md 58 gereği mesleki faaliyetleri nedeniyle avukat hakkında soruşturma yapılabilmesi Adalet Bakanlığının iznine tabi olmasına rağmen tüm süreç bu izin alınmadan işletilmiştir.
Yenidoğan Çetesi’nin toplumda yarattığı infial karşısında dosyaya katkı sunmak isteyen, aynı zamanda bir anne olarak mağdurların gönüllü avukatlığını yapmak için 18.11.2024 tarihinde görülecek olan davaya katılma talebi olan meslektaşımızın tüm paylaşımları, AİHS ve Anayasa ile güvence altına alınan ifade özgürlüğü kapsamında kalmasına, açıkça mesleki faaliyet olarak değerlendirilmesine rağmen adeta suç unsuru olarak değerlendirilmiştir.
Av. İrem Çiçek hakkında verilen ev hapsi kararının hukuk devleti ilkelerine, adil yargılanma hakkına ve savunma hakkının özüne aykırı olduğu tartışma götürmemektedir.
Avukatlık mesleğinin ifası, bireylerin adalete erişimini sağlamak ve savunma hakkını korumak amacıyla hayati öneme sahiptir. Bu nedenle, avukatların mesleki faaliyetleri nedeniyle herhangi bir baskıya, engellemeye veya kısıtlamaya tabi tutulmaması da biz Baroların varoluş gayesidir.
Meslektaşımız İrem Çiçek’in ev hapsine alınması kararı, hukukun üstünlüğü ilkesini ve savunma hakkını ihlal eden bir karar olup, yargının bağımsızlığı ve tarafsızlığı ilkesine gölge düşürmektedir. Nitekim “Yenidoğan çetesi” davasında tüm sorumluların ortaya çıkarılması yalnızca hukuki ve mesleki değil aynı zamanda toplumsal ve insani bir görevdir.
Adaletin tarafsız ve şeffaf bir şekilde işlemesi, meslektaşımızın özgürce savunma yapabilmesi için, dosyaya müdahil olup toplumsal görevini ifa edebilmesi adına bu kararın gözden geçirilmesi için tüm yasal mercilere çağrıda bulunuyoruz.
Denizli Barosu olarak, İstanbul Barosu ve meslektaşımız Av. İrem Çiçek’in yanında olduğumuzu açıkça kamuoyuyla paylaşıyor, Türkiye’de yargı bağımsızlığının ve kutsal savunma hakkının korunması adına, bu kararın derhal geri alınmasını ve hukuka uygun bir süreç işletilmesini talep ediyoruz.
